Pazar, Aralık 06, 2009

Twitter is over capacity.

01:15'den şu ana kadar Twitter 'dan

Twitter is over capacity.


mesajı almaktayım...

?!!!!

Arınç'ı izliyorum haberlerde, "Çok şükür demokrasi var memlekette" diyor.
Arınç'ın demokrasiden ne anladığını çok merak ediyorum...Ya da bunu diyenler kimler, kendileri ile tanışmak istiyorum, lütfen...

Salı, Aralık 01, 2009

ADIMLA NASIL BERABERSEM

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmıyan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

Atilla ilhan

Salı, Kasım 24, 2009

!?...

Bölünüyorsun güzel ülkem, farkında mısın?

Çarşamba, Kasım 04, 2009

...Neresi sıla bize, neresi gurbet....

"Özgürlük gitmekte değil dönmemektedir" demiş biri
ve ben gittim.
Dönmedim(!)
Ama özgürlüğü de görmedim, her yer aynı :)
Bu dünyada paran varsa özgürsün (bkz. Cem Uzan).
-başka dünya varsa eğer ikametimi oraya aldırmak istiyorum, yetkililer lütfen dikkate alsınlar-
Dönmemek falan yalan yani...

Ayrıca özgürlük dönmemekte olsaydı, Habur sınır kapısı bizim bahçe kapısı gibi gelenin geçtiği bi yer olmazdı, değil mi?
Sonuçta adamlar özgürlük için gitmişlerdi...
Biz davulla, zurnayla gelenleri karşılayanlara,
Şehit Aileleri Derneğinin kapısına kilit vurup,
madalyalarını bahçeye atanlara bakıyorduk,
Arada fotokobi kağıtlarından,
darbe planlarından, bahsediyordu birileri...
Sonra birden mola verdiler,
kimsenin bilmek zorunda olmadığı bir yol üstü lokantasında...
Çokta ilgilenemedik molayla, kabak çiçeği açılımıyla...
Çünkü okulları tatil ettiler?
Neden?
Domuz gribi salgını başlamış(!)

Bunun birde aşısı varmış ve bunun için bütün çalışmalar yapılmış bile...
-bu sadece maddi konular çözülmüş demek oluyor çünkü 5. kişi öldüğünde hala aşının kontrolleri yapılmaya devam ediyordu.-
Ama bu grip sadece ilköğretim ve ortaöğretimleri etkiliyor olsa gerek...
Üniversiteler, kışlalar, fabrikalar için bir çalışma yapılmadı bildiğim kadarıyla...
Bu kadar ciddiyse bu iş, mesela denmesi gerekmezmiydi, Tuzla'da tersanede çalışan işçiler için aşı yapılmak zordunda.
Neden tersane aklıma geldiyse artık?
Tuzla'da tersanede çalışan işçilerinin sağlığıyla yakından(!) ilgileniyor şirketler, ondan olsa gerek..
Bak adamlarda salgın başlayabilir, buraları ilaçlandırmadan işçileri çalıştıramazsın denilmesi gerekmezmiydi fabrikalara....
Ya da bakınız sayın holding sahibi, şimdi bu plazayı ilaçlatmazsan ya da işçileri aşı yaptırmazsan mesaiye başlayamazsın denmesi gerekmiyor mu?
Sonuçta okullar tatil çocuk evde, anne - baba işte, bunlar eve gelmicek mi?
Eeee, anne - babanın domuz gribi olmayacağı garantisi mi var yoksa ?

İşte biz tam bu aşı olayını kaşıyorduk ki, birden son dakika haber bültenlerine darbe belgeleri, ihbar mektupları yağmaya başladı...
Geçen sefer bu yağmur başladığında, kabak çiçeği gibi açılıyorlardı da yarım kalmıştı ya,
bu sefer kabak çiçeğinin genine, bilmem ne böceğinin bilemem nesini aktarma türküsüyle çıktılar ekranlara...
Kabak çiçeğinin geniyle felan oynayıp açılmaları yarım kalmasın diye çalışıyorlar zannımca...
Ne deyim adamlar güzel bağlama çalıyor...

Neyse güzel ülkem
"Türkiyem"

Ben geldim...

Not: En son hafasonu kargodan gelen kitabımı almak için "ıslak" imza attım teslim belgesine, bu imza hakkında bi yerlerde bildiklerimi anlatmam isteniyorsa, ben anlatmaya hazırım...

Pazartesi, Haziran 23, 2008

SENDE AŞKLARIMI TEMİZE ÇEKTİM

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim


imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

başlangıçta doğruydu belki.
sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp,
günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren,
büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
...

Murathan MUNGAN

Pazar, Ağustos 19, 2007

Sen Söylemedende Biliyorum

Seziyorum ki kaçacaksın..
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Cok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En buyuk acım olacak
Ama ısını bırak bende
Ayrımıyorum ki unutacaksin
Acı kursun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
AMA KENDiNi BIRAK BENDE



Aziz Nesin

Çarşamba, Ağustos 08, 2007

Yakamoz Gözlerin Ardında...



En son ne zaman yakamoz gördünüz? Gerçek ve samimi olarak ama, denizin sesini içinizi titretecek türünden,alıp sizi başka alemlere götüreninden... Belki yanınızda çok sevdiğiniz biri vardı ay ile denizin dansında ya da efkarlı bir günde rakı balık roka ile size yardım ederken... Ne hissettiniz en son yakamozunuzda? Neydi o duygu? Zordu değil mi mantıklı davranmak veya mutlu -en azından umutlu- olmamak?


Ya hiç o muhteşem olayı bir çift gözeğdıran birini tanıdınız mı? Eğer tanımadıysanız hazırlıklı olun! Yeni başlayanlar, anlatıyorum iyi dinleyin! İlk başta başınız hafif hafif döner sonrasında onu izleyen vurdumduymazlık hali arkasından gelen hayata inanç... Ki bu sonuncu size herşeyi yapabilecek bir güç verir. Ordunuzun başında her savaştan başarıyla çıkabileceğinize inanırsınız.


Eğer uslu biri olursanız sizde böyle birini görürsünüz. Ben yaşamdan ödülümü aldım belkidera sizde!


gözlerinden beni mahrumrakma.




NOT:"Genellikle yanlış bilinen 'Yakamoz' ayışığının suya, denize vuran yansıması değildir." diye bilgilendirenlere selamlar.